Varikosel, erkeklerde en sık görülen düzeltilebilir infertilite nedenidir. 30 yılı aşkın deneyim ve 6000+ başarılı mikrocerrahi ameliyatı ile size en iyi tedavi sonuçlarını sunuyoruz.
Varikosel, testisleri drene eden pampiniform pleksus adı verilen toplardamar ağının anormal şekilde genişlemesidir. Bu durum, tıpkı bacaklarda görülen varisler gibi, damarların gevşemesi ve kanın geriye akışını önleyen kapakçıkların yetersizliği sonucu ortaya çıkar. Varikosel, erkeklerin yaklaşık %15-20'sinde görülür ve infertil erkeklerin ise %40'ında saptanır.
Varikosel tipik olarak sol testiste görülür (%85-90 oranında). Bunun nedeni, sol testiküler venin dik açıyla sol renal vene dökülmesi ve anatomik olarak daha uzun bir yol izlemesidir. Sağ tarafta ise testiküler ven doğrudan inferior vena kavaya açılır ve bu durum daha az sık varikosele neden olur. Bilateral (iki taraflı) varikosel vakaların yaklaşık %30-40'ında görülür.
Varikosel, erkeklerde en sık görülen düzeltilebilir infertilite nedenidir. Erken teşhis ve uygun tedavi ile sperm kalitesinde belirgin iyileşme sağlanabilir.
Normal koşullarda, testislerdeki kan toplardamarlar aracılığıyla yukarı doğru, kalbe geri pompalanır. Bu damarların içinde bulunan tek yönlü kapakçıklar, kanın yerçekiminin etkisiyle geri akmasını engeller. Varikosel, bu kapakçıkların yetersiz kalması veya tamamen işlevini yitirmesi sonucu oluşur.
Kapakçık yetersizliği sonucunda kan geriye doğru akar ve testis çevresindeki damarlarda birikir. Bu birikim zamanla damarların genişlemesine ve kıvrılmasına neden olur. Genişlemiş ve kıvrılmış damarlar, skrotumda (testis torbası) "kurtçuk yuvası" veya "bir torba solucan" olarak tanımlanan karakteristik görüntüyü oluşturur.
Varikosel genellikle ergenlik döneminde (puberte) başlar ve yaşla birlikte prevalansı artar. Ergenlik döneminde hızlı büyüme ve hormonal değişiklikler, testiküler kan akışını artırır ve bu durum varolan kapakçık yetersizliklerini ortaya çıkarabilir.
Varikosel, birçok mekanizma aracılığıyla testis fonksiyonlarını olumsuz etkiler:
Varikoselin belirtileri kişiden kişiye büyük farklılık gösterebilir. Hastaların önemli bir kısmı (%50-60) herhangi bir semptom yaşamaz ve varikosel tesadüfen, örneğin infertilite araştırması sırasında veya rutin muayenede tespit edilir.
Varikosel ağrısı karakteristik özellikler gösterir:
Ani başlayan şiddetli testis ağrısı, testis torsiyonu gibi acil bir durumun işareti olabilir. Bu tür durumlarda derhal tıbbi yardım alınmalıdır.
Varikosel genellikle aşağıdaki üreme sorunlarıyla ilişkilendirilir:
Varikosel teşhisi öncelikle fizik muayene ile konulur. Tanıyı doğrulamak ve derecelendirmek için görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.
Fizik muayene, varikosel teşhisinin temel taşıdır. Muayene hem yatar hem de ayakta pozisyonda yapılmalıdır. Hasta ayaktayken ve Valsalva manevrası (ıkınma) yaparken genişlemiş damarlar daha belirgin hale gelir.
Fizik muayene bulgularına göre varikosel şu şekilde sınıflandırılır:
| Evre (Grade) | Fizik Muayene Bulgusu | Klinik Önemi | Tedavi Yaklaşımı |
|---|---|---|---|
| Subklinik | Fizik muayenede palpe edilemez, sadece Doppler USG ile tespit edilir | Klinik önemi tartışmalı | Genellikle tedavi gerektirmez, takip |
| Grade 1 | Sadece Valsalva manevrası sırasında palpe edilir | Hafif varikosel, izlem gerektirebilir | Semptom ve infertilite varlığına göre |
| Grade 2 | Valsalva olmadan, ayakta rahatça palpe edilir | Orta şiddette, sperm kalitesini etkileyebilir | Tedavi genellikle önerilir |
| Grade 3 | Gözle görülür, belirgin kitle şeklinde | İleri evre, testis atrofisi riski | Cerrahi tedavi kesinlikle önerilir |
Önemli: Varikosel derecesi ile sperm kalitesi üzerindeki etki her zaman paralel değildir. Grade 1 varikosel bile önemli sperm parametresi bozukluklarına neden olabilirken, Grade 3 varikoseli olan bazı erkeklerde sperm kalitesi normal olabilir. Bu nedenle tedavi kararı, fizik muayene bulgularının yanı sıra semen analizi, testis boyutları ve hastanın semptomları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Renkli Doppler USG, varikosel teşhisinde altın standart görüntüleme yöntemidir. Bu inceleme:
Varikosel değerlendirmesinde semen analizi kritik öneme sahiptir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre değerlendirilir:
Seçilmiş vakalarda FSH, LH ve testosteron düzeyleri ölçülebilir. Özellikle ağır oligospermi veya azospermi durumlarında hormonal değerlendirme önemlidir.
Varikosel tedavisinde farklı cerrahi ve girişimsel yöntemler bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda bu yöntemlerin karşılaştırmalı analizi sunulmaktadır:
| Tedavi Yöntemi | Başarı Oranı | Nüks Oranı | Komplikasyon | Avantajlar |
|---|---|---|---|---|
| Mikrocerrahi (Subinguinal) | %99+ | <%1 | <%1 | En düşük nüks ve komplikasyon, arteri koruma |
| Laparoskopik | %90-95 | %3-5 | %3-5 | Bilateral vakalarda tek insizyon |
| Açık İnguinal Cerrahi | %85-90 | %5-10 | %5-10 | Genel anestezi gerektirmez |
| Radyolojik Embolizasyon | %85-90 | %10-15 | %5 | Non-invaziv, ayaktan yapılır |
Mikrocerrahi varikoselektomi, operasyon mikroskobu kullanılarak gerçekleştirilen altın standart tedavi yöntemidir. Bu teknik sayesinde testiküler arter ve lenfatik damarlar korunarak, hidrosel ve testis beslenmesi sorunları önlenir. Ayrıca tüm internal ve eksternal spermatik venler güvenle bağlanarak nüks riski minimuma indirilir.
Varikosel cerrahisinin başarısı, sperm parametrelerindeki iyileşme ve hamilelik oranları ile değerlendirilir. Klinik çalışmalara dayanan beklenen sonuçlar:
Ameliyat sonrası sperm konsantrasyonunda ortalama %60-80 artış gözlemlenir. İyileşme genellikle 3-6 ay içinde başlar.
Progresif motilitede %40-60 artış beklenir. Hareketlilik artışı, doğal gebelik şansını önemli ölçüde yükseltir.
Normal morfolojili sperm oranında %20-40 iyileşme. DNA hasarında da belirgin azalma görülür.
12 ay içinde doğal yolla hamilelik oranı %30-50 arasındadır. Yardımcı üreme teknikleri ile bu oran daha da yükselir.
Bu oranlar, hastanın yaşı, eşinin yaşı, varikosel derecesi, ameliyat öncesi sperm değerleri ve eşlik eden diğer faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Her hasta için kişiselleştirilmiş bir değerlendirme ve beklenti yönetimi önemlidir.
Hastalarımızın en çok sorduğu soruları sizin için derledik.
Evet, ameliyat sonrası hafif ila orta düzeyde ağrı ve şişlik tamamen normaldir. Bu rahatsızlık genellikle 1-2 hafta içinde geçer ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
Buz uygulaması ve destekleyici iç çamaşırı kullanımı ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Ancak şiddetli, artan veya ateşle birlikte seyreden ağrı durumunda doktorunuza başvurmalısınız.
Mikrocerrahi varikoselektomi, infertil erkeklerde sperm kalitesini iyileştirmede kanıtlanmış etkili bir tedavidir. Ameliyat sonrası hastaların yaklaşık %60-80'inde sperm parametrelerinde (sayı, hareketlilik, morfoloji) iyileşme görülür.
Doğal yolla hamilelik oranları 12 ay içinde %30-50 arasındadır. Ancak sonuçlar; hastanın yaşı, eşinin yaşı, ameliyat öncesi sperm değerleri ve eşlik eden diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Mikrocerrahi varikoselektomi ameliyatı ortalama 45-60 dakika sürer. Tek taraflı vakalarda bu süre daha kısa olabilirken, bilateral (iki taraflı) vakalarda 90 dakikaya kadar uzayabilir.
Ameliyat lokal veya spinal anestezi altında gerçekleştirilir ve hasta genellikle aynı gün taburcu edilir. Günübirlik cerrahi olarak uygulanması, hastanın kendi evinde dinlenmesine olanak tanır.
Hayır, varikosel kendiliğinden geçmez. Aksine, tedavi edilmediğinde zamanla ilerleyebilir ve testis üzerindeki olumsuz etkiler artabilir. Genişlemiş damarlar ve kapakçık yetersizliği kalıcı yapısal değişikliklerdir.
Erken evrelerde bile varikosel, sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen veya semptomatik hastalarda erken tedavi önerilir.
İşe dönüş süresi, mesleğinizin gerektirdiği fiziksel aktivite düzeyine bağlıdır:
Ağır kaldırma (5 kg üzeri) ve yoğun egzersizden 4-6 hafta süreyle kaçınılmalıdır. Cinsel aktivite için genellikle 2 hafta beklenmesi önerilir.
Üroloji ve Androloji Uzmanı
Varikosel ve erkek infertilitesi tedavisinde Türkiye'nin önde gelen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu, 30 yılı aşkın klinik deneyimi ve 6000'den fazla başarılı mikrocerrahi ameliyatı ile hastalarına en iyi sonuçları sunmaktadır.
Ulusal ve uluslararası alanda yayınlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunan Prof. Dr. Kadıoğlu, Amerikan Üroloji Derneği (AUA) ve Avrupa Üroloji Derneği (EAU) üyesidir.
Bu sayfadaki bilgiler, güncel kılavuzlar ve hakemli dergilerde yayınlanmış çalışmalara dayanmaktadır:
30 yılı aşkın deneyim ve 6000+ başarılı ameliyat ile size özel tedavi planı oluşturalım.